Basin Bülteni

 
Yoğunluk Paradoksu ve Yeni Yıl

İşler çok yoğun, “Sürekli geç çıkıyoruz”, “Yemek yiyecek vaktim olmuyor”, “Çocuklarımı göremez oldum”, “Güya spora başlayacaktım ama vaktim mi var?”. İş hayatının içerisinde olup da, benzeri yakınmaları duymamak mümkün mü?

Yoğunluk konusunda o kadar yakınılıyor ki, çevresindeki benzeri şikayetleri duyup işini normal vaktinde bitiren bir kişi, kendini kötü hissedip, yapmam gerekenleri eksik mi yapıyorum, diye endişe edecek duruma gelebiliyor.

Aslında bu durum o kadar tekdüze bir hale geldi ki, iş hayatında kime “nasıl gidiyor?” diye sorsanız “çok yoğun” diye yanıt veriyor. Peşinden de “ne olacak bu gidişin sonu” diye kendini sorguluyor. İşin doğrusu böyle devam ederse bu gidişin sonu maalesef hiç de hoş olmayacak. Yıllar geçecek, bedenler ve çocuklar büyüyecek, gidilmesi planlanan şehir içi veya dışı yerlerin ve okunmak için sıra bekleyen kitapların sayıları artacak, ihmal edilmiş akraba ve arkadaşların sitemleri rahatsız etmeye devam edecek, birikmiş stres ve yorgunluk işteki performansı olumsuz etkileyecek ve en önemlisi kendinize bir türlü ayıramadığınız zaman için hayıflanmalarınız daha da artacak. Sonuç olarak, “ah bir zamanım olsaydı ama bizden geçti” diye söylenen “keşke”cilerden olacaksınız.

Belki de yukarıda çektiğimiz gelecek fotoğrafı biraz abartılı, karanlık oldu, ama yine de “en kötü senaryo”nun da bir olasılık olduğunu hatırlatmakta fayda var. Durumun iyileştirilmesi gerektiğinin farkına vardığımıza göre, harekete geçmek için daha fazla beklememiz gerektiğinin de bilincinde olduğumuza eminim. Bir davranışın alışkanlık haline gelmesi için çok sayıda tekrar gerektiğini bilerek, küçük ama emin ve sürekli adımlarla başlayalım.

24 saat, 1440 dakikalık bir gün içerisinde kendinize 45 dakika ayırabilir misiniz? Sizden gününüzün sadece ve sadece yüzde 3’ünü, en çok sevdiğiniz varlığa yani kendinize ayırmanızı istiyoruz. Diyelim bu 45 dakikalık süreyi uzun zamandır yapmayı istediğiniz ve çok hoşunuza giden bir uğraşla değerlendiriyorsunuz. Örneğin, arkadaşlarınızla veya ailenizle kesintisiz ilgilenmek, spor yapmak, kitap okumak, dil öğrenmek, müzik aleti çalmak, şiir yazmak, toprakla uğraşmak, müzik dinlemek vs. görüldüğü gibi seçenekler neredeyse sınırsız. Gerçekçi olalım ve her gün değil de, en azından haftanın 3 gününü bu hobinize ayırdığınızı varsayalım. Bir yıl geçtiğinde, toplam 7020 dakika, yani 117 saatinizi size mutluluk ve huzur veren bir uğraşla geçirmiş olacaksınız. Eminim ki aklınıza, “iyi de bunun iş hayatında bana ne faydası olacak, yoğunluğum mu azalacak” diye bir soru gelmiştir. Gelin yukarıda anlattığımız sürecin performansınıza nasıl etki edeceğini birlikte düşünelim.

Yapılan araştırmalar insanların sevdikleri işleri yaptıkları zaman onları mutlu eden hormonların salgılandığını ortaya çıkardı. İşinizi sevmiyorsanız ve sevecek kadar da isteğim yok diyorsanız, bizim önerimiz olan “Sevdiğiniz ve sizi mutlu edeceğine emin olduğunuz bir uğraşa vakit ayırmak” kesin fayda sağlayacak bir reçete olarak karşınızda duruyor. 45 dakikalık uğraşınız süresince salgılanmaya başlayan hormonlarınızın olumlu etkisi işiniz bittikten sonra, önemli bir süre daha devam edecektir. Bu etki sizin çevrenizdekilerle daha iyi bir ilişki içerisine girmenizle sonuçlanacaktır ki, bu da olumlu etkinin daha da büyümesiyle sonuçlanacaktır. Huzur ve mutluluğunuz bir kere hareket kazandıktan sonra bulaşıcı bir hale de geleceği için, bulunduğunuz ortamlardan daha fazla keyif almaya başlayacaksınız. Hayat ile olan genel barışıklığınız sizin işinize daha fazla  odaklanabilmenize neden olacaktır. Daha iyi odaklanmak verimli çalışmayı beraberinde getirecektir. Daha verimli çalıştıkça, işiniz sizi değil, siz işinizi yönetmeye başlayacaksınız.  

Ne kadar etkileyici bir zincirleme reaksiyon değil mi? Önerinin iyi tarafı, bu kadar olumlu sonuçları olan bir uygulamanın aynı zamanda çok basit ve garantili olması. Şimdi lütfen “45 dakikayı bile bulamam” gibi bir önyargıda bulunmayın ve kendinize çok kıymetli bir yeni yıl hediyesi olarak bir an evvel uğraş edinin. Sonra da her geçen gün kendinize “ne iyi etmişim” deyin.  

E-Bültene Ait Görseller


 
  » FİRMA TANITIM



Yenibiris.com

İnönü Caddesi No:40 Gümüşsuyu - Taksim / İstanbul

T: 0212 251 85 70

  » ŞİRKET PROFİLİ
  » E-BÜLTENLERİ
  » BAŞARI HİKAYESİ
 
Copyright © 2007 iszirvesi.com