Basin Bülteni

 
Rönesans`In Patronu Erman Ilıcak Çıtayı İyice Yükseltti

Enka`dan ayrılıp Rönesans`ı kurmasının üzerinden 15 yıl geçti. Türkiye`nin 14`üncü zengin iş adamı Erman Ilıcak, şirketini de 14 yılda tam 1200 kat büyütmeyi başardı. Hedefleri hâlâ çok büyük: Rönesans`ı dünyanın alanında en büyük beş şirketinden biri haline getirmek. Ve 2012`de 3.5 milyar euro ciro yapan bir gruba dönüşmek.

Enka`dan ayrılıp Rönesans`ı kurmasının üzerinden 15 yıl geçti. Türkiye`nin 14`üncü zengin iş adamı Erman Ilıcak, şirketini de 14 yılda tam 1200 kat büyütmeyi başardı. Hedefleri hâlâ çok büyük: Rönesans`ı dünyanın alanında en büyük beş şirketinden biri haline getirmek. Ve 2012`de 3.5 milyar euro ciro yapan bir gruba dönüşmek.

SIFIRDAN başlayıp zenginler ligine çıkmak... Hem de öyle asırlar sonra değil, sadece 15 yılda ülkenin en zengin 14 iş adamından biri olmak. Düşünün sadece 26 yaşındasınız, `kurtların cirit attığı` bir pazarda, Rusya`da iş kurmaya cesaret edecek kadar kendinize güveniniz var. 5 personelle işe başlayıp, kelimenin tam anlamıyla `iğneyle kuyu kazarcasına` ilerleyip şirketinizi yaklaşık 15 bin kişinin çalıştığı uluslararası bir firmaya dönüştürüyorsunuz. 1994`te, yani kuruluşundan bir yıl sonra 1 milyon dolar olan ciroyu 14 yılda 1.2 milyar dolara çıkarıyor, yani bin kattan daha fazla büyütüyorsunuz... O da yetmiyor kendi sektöründeki `dünyanın en büyük 250 taahhüt şirketi` araştırmasında asırlık şirketler arasından sıyrılarak 61`inci sıraya taşıyorsunuz. Üstelik profesyonel olarak çalıştığınız şirketle de kafa kafaya geliyor bu şirket. Uluslararası devlerin ak koşturduğu Rusya pazarında ikinci `en büyük yabancı şirket` unvanı da cabası... Sözünü ettiğimiz iş adamı, Rönesans İnşaat Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak... Erman Ilıcak, `Dünya zenginler ligine ilk olarak 2006 yılında girdi. Geçen yıl daha da yükselerek 1.7 milyar dolarlık kişisel servetiyle Türkiye`den listeye giren 36 iş adamı arasında 14`üncü oldu. Yani Ilıcak, profesyonel hayatı bırakıp kendi şirketini kurmasının ardından geçen 15 yıl içinde Türkiye`nin en zengin 14`ncü iş adamı oldu. Bir patron olarak Erman Ilıcak ne Türk filmlerinden tanıdığımız `tonton` iş adamlarına benziyor ne de gerçek hayattakilere... Filmlerdeki tonton `fabrikatörlerin` aksine çok genç, henüz 41 yaşında... Gerçek hayattakilerin tersine tevazu ve resmiyeti kararında harmanlamış bir iş adamı...

İtinayla` Tamir Yaparak Büyüdü
1988 yılında Enka`ya girdiğinde henüz Ortadoğu Teknik Üniversitesi`nde öğrenimine devam ediyordu Ilıcak... Staj yapmak için harekete geçtiğinde Enka`nın Ankara`daki şantiyelerinde buldu kendini... O yıllara baktığında stajın da, Enka`da staj yapmanın da, öğrenci olmanın da bir arada yaşanabilecek en büyük şans olduğunu gülümseyerek hatırlıyor.

Profesyonel kariyerine stajını yaptığı Enka`da başladı. Şirketin Libya şantiyelerinden sonra Rusya`daki şantiyelerinde 1993 yılına kadar çalıştı. Bu yıldan sonra kendi işini kurmaya karar verdi. Tabii ki kuracağı iş kendi bildiği alanın, yani inşaat sektörünün dışında olamazdı. Rusya`nın en önemli kentlerinden St. Petersburg`da Enka`da birlikte çalıştığı bir-iki arkadaşını da yanına aldı ve `itinayla tamir yapılır` sloganıyla yola çıktı. Ilıcak`ın şirketi küçük büyük demeden St. Peterburg`da renovasyon işleri yapmaya başladı. 1993`ten 1994`e kadar şirketin cirosu 1 milyon dolara ulaştı. 30 bin dolar sermaye ile yola çıkıp 1 milyon dolar ciroya ulaşmak hiç de fena sayılmazdı. Bugün dünyanın en büyük 250 inşaat şirketi sıralamasında 61`inciliğe oturan Rönesans işte böyle doğdu...

St. Petersburg`dan başlayan yolculuk Rusya genelinde iş alan, devasa projelere imza atan bir şirket doğurdu. Şirket kısa süre içinde Rusya`ya yatırım yapan uluslararası firmaların inşaat işlerinin de yüklenicisi konumuna yükseldi. Uluslararası şirketler arasında hatırı sayılır bir referans elde etti. En önemli kuralı ise kamu ile iş yapmamak oldu. Erman Ilıcak, bugün geriye dönüp baktığında ve bir inşaat şirketi olarak Rönesans`ı değerlendirdiğinde genel olarak inşaat şirketlerinden farklı bir yapıda olduklarını anlatıyor: `İnşaat işinde hızlı büyüyen şirketler vardır ama bu büyümenin arkasına bakarsanız mutlaka kamu ihaleleri vardır. Kamunun desteği, görünmeyen bir el vardır. Bizde öyle değil, devletin desteği olmadan kendi başımıza özel sektörün işlerini aldık her zaman. Onları yapıp yeni işler kovalayarak büyüdük. Öyle bir kültür oluşturduğumuz için geleceğe daha güvenli bakıyoruz. Çünkü arkaya dönüp baktığımızda, borçlu olduğumuz veya yanlış bir ilişkinin içinde olmadığımız için arkası geliyor. Aynı yolda ilerliyoruz.` Erman Ilıcak`ın `sadece özel sektörle çalışma` prensibi üzerine kurduğu Rönesans İnşaat, şimdi 80`e yakın şirketi bünyesinde barındıran büyük bir grup...

37 Yaşında Şirketini Profesyonellere Bırakan İş Adamı
Evet, Erman Ilıcak kendi işini kurmayı, kendi işinin patronu olmayı istiyordu ama o da işin bu kadar büyüyeceğini hayal etmemişti. Şirket, büyüdükçe hayaller de büyüyor... Ilıcak`a göre bu hayallerini gerekleştirmesinde en büyük şansı henüz öğrenci iken işe başladığı firma: `Enka dünyanın en büyük taahhüt şirketi araştırmasında 40`ıncı sırada ama bana göre birinci firmadan farklı değil. Uluslararası boyutta bir okul...

Benim en büyük şansım üniversitedeyken orada çalışmaya başlamış olmam. Şirkette çok değerli mühendisler, mimarlar, sağlam bir şirket kültürü var. Girişimciliğe önem veriyor. Şu anda Türkiye`nin en değerli şirketi olması da tesadüf değil. Oradan birçok arkadaşımla birlikte çalışıyoruz. Biz şirketi kurarken Enka`dan esinlendik, onu örnek aldık. Ama Rönesans Enka`nın bir kopyası değil. Kendimize özgü bir kültür yarattık` diyor. Peki Ilıcak`ın iş yapma modeli ne? Nasıl oldu da kısa sürede bu kadar başarılı oldu? O da tıpkı Enka gibi, girişimciliği öne çıkaran bir grup. Orta gelir düzeyinde olan, eğitime önem veren ailelerin iyi yetişmiş çocuklarını işe almayı tercih ediyor. Onların içindeki girişimciliği, liderliği tespit edip önlerindeki engelleri kaldırarak, tamamen işlerine yoğunlaşabilecekleri bir ortam yaratıyor.

Erman Ilıcak, `Ben de onlardan biriyim` dediği çalışanların şirket içerisinde mutlu, başarılı olmaları, kendi içlerindeki liderliği açığa çıkarmaları için her şeyi yaptıklarını söylüyor. `Sonrasında her şey çorap söküğü gibi geliyor, genç liderler şirketi daha da yukarılara taşıyor. Bu tamamen kolektif bir oyun` diyor.
Bu modelin devamı da var. Yeni pazarlar bulmak, hangi alanlarda ne tür iş potansiyelleri var, nerede ne oluyor türü işler tamamen Erman Ilıcak`a ait. Üç yıl önce yani henüz 37 yaşındayken yönetimi tamamen profesyonellere bırakarak yeni pazarları kovalamanın yanında genç liderlere de koçluk yapmaya başlamış. Grubun 30 kadar yönetici ortağı var, yönetimden tamamen onlar sorumlu... Normalde şirket patronları bu tür kararları 60 yaşından sonra alır. Erman Ilıcak, grubun en büyük farkının da bu olduğunu söylüyor. Rönesans`ta yöneticilerin yaş ortalaması 32-33 civarında, yani inşaat sektöründeki diğer şirketlerle kıyaslandığında çok genç bir yapıya sahip. Erman Ilıcak, Rönesans`ın bu yapısının dünyada da ses getireceğine inanıyor. Çünkü dünyada inşaat sektöründe karar alacak yöneticileri bulma sıkıntısı var. Rönesans`ın en büyük zenginliğini de burada görüyor...

E-Bültene Ait Görseller


 
  » FİRMA TANITIM



Rönesans İnşaat Grubu

110, Refik Belendir Sokak, Y. Ayranci, Cankaya, Ankara, 06540, TURKIYE

T: +90 312 441 31 41
F: +90 312 442 58 16

  » ŞİRKET PROFİLİ
  » E-BÜLTENLERİ
  » BAŞARI HİKAYESİ
 
Copyright © 2007 iszirvesi.com